28 Aralık 2010 Salı

Minik bir tırtıl

Bir varmış bir yokmuuş. Çook uzak ülkelerin birinde, çok tatlı, çok akıllı, çok da minik bir tırtıl varmıış... Annesi, babası ve abisiyle sıcacık , huzurlu bir evde yaşarmış. Doğduğu zaman herkes çok heyecanlanmış, abisi onu merakla seyretmiş. Önce
_''Bu nasıl bir şey buruş buruş''demiş. Neden kırmızı göründüğünü anlamaya çalışmış. Bu minik tırtılın sürekli evlerinde kalıp kalmayacağını merak etmiş.
Gel zaman git zaman minik tırtıl büyümeye, büyüdükçe de çevresini farketmeye başlamıış. Herkes ona sevgi ve ilgiyle bakıyormuş. Bu çok hoşuna gidiyormuş minik tırtılın. Abisi bazen, seviyorum diyerek, sağını solunu çekiştiriyormuş ama tırtıl, minik ve hiç bir şeyi anlamıyor ya sadece gülüyormuş. Abisi şaşırıyormuş içten içe.
_''Ben sıkıştırıyorum o gülüyo , alla allaa!..''
Minik tırtılın aslında bir tırtıl olduğunu kimse farketmemiş, çünkü hep yerinde duruyormuş ilk zamanlar. Kucağa alındığı zaman çevresini ilgiyle takip ediyor, renkli objelere uzanmaya çalışıyormuş.
Bir gün çok değişik bir şey olmuş. Annesi tırtılı yere koyduğu zaman , minik tırtıl ileri doğru bir hamle yapmış. Annesi ;
_'' Yaşasıın, emekleme  hazırlıkları başladı'' demiş.
Her gün bir önceki günden daha ileri gitmeye başlamış. Daha önceden gözüne kestirdiği şeylerin yanına yaklaşmak için sabırsızlanıyormuş.
Minik tırtıl doğalı 9 ay olmuş. Artık ona yetişebilmek zorlaşmış. Onu yere koyup arkalarını döndüklerinde artık yerinde olmuyormuş. Pııırtt gözden kayboluveriyormuuş. 
Yere konulduğu zaman ilk iş koridora gitmekmiş, orada ayna varmış, karşısına geçip kendine bakmaya bayılıyormuş.

_'' Sen nereye gidiyorsun bakayım!?'' deyince, basıyormuş gaza, hızı 2 katına çıkarıyormuş. Çok komik oluyormuş böyle zamanlarda. Kaçmaya çalışırken ki hali görülmeye değermiş . Popo bir sağa bir sola pıtır pıtır.
Bu minik tırtıl aynı zamanda yerde bulduğu her şeyin tadına bakmayı severmiş; terlik, çorap, bez, yastık, oyuncak parçası, halı saçağı... ne varsa bir tadına bakarmış. Beğendiklerini bırakmak da istemezmiş doğrusu.
Annesi abisine oyuncak parçalarını yerlerde bırakmamasını tembih edermiş çünkü minik tırtıl çok meraklıymış o parçaları yutma tehlikesi varmış. Çok dikkat edilmesi gerekmiş.
İçine top atılınca müzik çalan oyuncağıyla oynamak en büyük zevklerinden biriymiş. Delikten topu geçirince çok heyecanlanıyormuş. Müzik çalınca poposunu sağa sola oynatarak dans etmeye çalışıyormuş. Attığı topu da takip edebiliyormuş. Attığı delikten geri alıp tekrar tekrar aynı oyunu oynuyormuş.

Havalar güzel olduğu zaman, annesi onu pusetine koyarmış, beraber evlerinin yakınlarında gezintiye çıkarlarmış. Tırtılın bu dakikalarda hiç sesi çıkmazmış. Kocaman gözleriyle etrafını izlermiş. Her gördüğü şeyi uzun uzun izlemek istermiş, bu aralar en  büyük merakı kargalarmış. Yerde yürüyen kargaları dikkatle incelerken , uçtuklarını görünce  şaşırıyormuş.
Pusetle, kurumuş yaprakların üstünden geçerken çıkan ''çıtır çıtır'' sesler ona çok ilginç geliyormuş.
Minik tırtıl, çevresinde başka minik tırtıllar görünce de çok mutlu olurmuş. Geçen gün başka bir minik tırtılla yanyana otururken, tırtıl arkadaş ona koparttığı ekmekten bir parça uzatmış, bizim minik tırtıl ağzını kocaman açmış ve ekmeği hapur hupur yemiş. Tırtıl arkadaşın da hoşuna gitmiş. O ekmek vermiş , minik tırtıl yemiş. Biri vermiş , biri yemiş. 
Hayat minik tırtıl için tam bir eğlenceymiş. Her gün yeni bir şeyleri keşfederek büyüyormuuş. Kimbilir bu minik tırtıl  daha neler neler yaşayacakmııış.
Gökten üç elma düşmüş, biri sana, biri bana biri de minik tırtılın başınaaa...

Not: Bu masal, minik tırtıl Duru'ya ithaf edilmiştir.

2 yorum:

  1. Ne tatlı bir tırtıl o :) Kelebek olacak güzelliğiyle etrafı büyüleyecek :)
    Bu arada nedir bu tırtılların ayna merakı bilmem bizimki de aynya bakmaya bayılıyor. Bilgisayarda kendi fotosunu görsün onu bile ayırt ediyor zevkten dört köşe oluyor.
    Bir münasip zamanda tırtılları tanıştıralım :)

    YanıtlaSil
  2. Bu minik tırtıllar aynı versiyon da onun için :) Tabiki biz de ço isteriz tanışmak

    YanıtlaSil