23 Ocak 2011 Pazar

Kırmızı Başlıklı Tavşan ve Şakacı Köstebek

Geçen gün arkadaşımla çocukları tiyatroya götürmeye karar verdik, hani şu internette fırsat siteleri açıldı ya bir sürü, işte onlardan birinde tiyatro biletleri yarı fiyatınaydı. Sadece yemek içmek değil, kültürel aktivitelerin de indirimli olması  çok güzel bence. Ona rağmen ilgi tabiki süper değildi. O saatte bir alışveriş merkezine gidip bakın ana-baba-dede-nine ve bol miktarda çocuk bulabilirsiniz ama tiyatroda bulamıyorsunuz işte.
Şanslı bir çocuk olduğumu düşünürüm hep.Ben küçükken annem ve sağolsun ablalarım tiyatroya götürürlerdi, çocuk filmlerine götürürlerdi, sergilere giderdik beraber. Hatta resim yapmayı çok severdim, beni o zaman resim kursuna bile göndermişlerdi. Sümerbank  bir resim yarışması düzenlemişti 25. olmuştum! 25 mi demeyin çok büyük bir katılım vardı, okuluma hediyeler gelmişti de tüm sınıfın içinde almaya utanmıştım :)
Neyse gerçekten şanslı bir çocuktum, kültürel faaliyetlerden hiç geri kalmadım.
Çocuklarım da öyle olsun istiyorum umarım sanat'ı seven çocuklar olurlar.
Bugün Ortaköy Afife Jale sahnesindeydik. ''Kırmızı Başlıklı Tavşan ve Şakacı Köstebek'' oyunu vardı. Ben Arda'yı, arkadaşım da oğlu Alper'i aldı. İki anne iki çocuk tiyatro günü yaptık.

Güzel bir oyundu en ön sıradan seyretmek de ayrı bir keyifliydi. Çocukların anlatılan masalın içine nasıl girdikleri gözlerinden belli oluyordu. Oyuncular da çok şirindi hele kırmızı başlıklı tavşanın ses tonu...
Oyunun konusundan kısaca bahsetmek isterim; Kırmızı başlıklı kızdan esinlenilmiş belli ki. Bu sefer kız yok tavşan var, oyunun içinde de bu konudan bahsediliyor zaten
-Kırmızı başlıklı tavşan olur mu hiç? O kırmızı başlıklı kıız olucaktı diye.
Tatlıköy diye bir köy var, bu köyde hayvanlar pasta, çörek, şekerleme yapıp kasabadaki insanlara satıyorlar, fakat bir gün tarifleri çalınıyor . Hepsi birlik olup tarifleri kimin çaldığını bulmaya çalışıyorlar. Kırmızı başlıklı tavşanın bir büyükannesi var ormanda tek başına yaşıyor, tavşan büyükannesinin pastadan evini ziyarete her gittiğinde büyükannesi ona ''Kırmızı Başlıklı Kız'' masalını anlatıyor tavşan da bu masalı çok sevdiği için kendisini ona benzetmiş. Büyükanne bilge bir kişilik olmalı ki tarifleri kimin çaldığını onun yönlendirmeleriyle buluyorlar. Tarifleri çalan da ormanın sakinlerinden birisi ama kim olduğunu söylemeyeyim.

 Onu yakaladıklarında
-Neden çaldın tariflerimizi?
-Beni sevmediğinizi düşündüm.
-Biz seni çok seviyoruz, neden böyle düşündün? Bi daha yapmayacağına söz verirsen seni affederiz
-Tamam, söz bir daha yapmayacağım.
Lay lay lomm
Bu kısmı bana biraz vasat geldi, hangi köyde hangi kentte bu kadar çabuk bağışlıyoruz ki kötülük yapan birini? Aslında orada o hayvanı bir iki evirip çevirmek lazımdı amaaa :) Şaka bir tarafa, güzel bir oyundu, müzikleri, oyuncuları hepsi uyum içindeydi. Keşke ilgi de çok olsa bu tür kültürel etkinliklere. Seyicilerin bir kısmı da Çocuk Esirgeme Kurumu'ndan gelen çocuklardı. Onların adına çok mutlu oldum, iyi ki kurum onları bu tür etkinliklerden mahrum bırakmıyor. Hepsinin gözlerinde bir ışıltı vardı, belli ki keyif almışlar orada olmaktan.
Oyun bitiminde, oyuncular sahneden inip çocuklarla merhabalaştılar, fotoğraf çektirdiler. Ben de hemen bir fırsatını bulup çektim bir iki poz.

Bu karakter Eşek Süslü :)

Arda'ya merhaba diyen büyükanne, diğeri ise şapkasından anlaşılacağı gibi kırmızı başlıklı tavşan.

Ortaköy Afife Jale Sahnesi Gişe :0212 236 10 27

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder